Bu yazıyı tamamen stres atma amaçlı kaleme alacam. Kaleme alma tabirini hayatımda 2. kez kullanıyorum ama mutluyum. Devam edelim, hız kesmek yok. Bu yazıda toplantılarımızda sıkça değindiğimiz ve bahsederken istemsiz ses ve sinir katsayımızın yükseldiği Z kuşağından bahsedecem. Öncelikle bilmeyen cahiller olabilir, 2000 ve sonrası doğan tiktokçular Z kuşağı olarak adlandırılıyor. ‘Yhaa ben 2001’liyim ama ben çok olgunum benjeee’ diyen arkadaşları duyar gibiyim. Hayır değilsin sayın miniğim, tiktok kullanmıyor da olabilirsin ama senin ruhun tiktokçu güzel miniğim. Sinirliyiz arkadaşlar. Ortam gergin. Bu kadar derdin tasanın içinde bide Z kuşağıyla uğraşmak zorunda kalıyoruz. Sussan olmuyor susmasan olmaz yine de biz susmamaktan yanayız. İçimizdeki hoşgörüyle bastırılmış bütün insanlık dışı duyguları haykırmak istiyoruz.

Evet televizyonlarda ve sosyal medyada son zamanlarda Z kuşağının gündeme geldiğine çok sık şahit oluyoruz. Yok Z kuşağı dünyayı kurtaracak, yok Z kuşağı teknolojik, yok Z kuşağı çok zeki. Arkadaşlar gelin bi deney yapalım, alın karşınıza bi Z kuşağı üyesi yarım saat sohbet etmeyi deneyin. Sohbet konularınız tiktok ve youtube videolarıyla %90 oranında benzerlik gösterecek ve yarım saatin minimum 18 dakikası tartışmayla geçecektir. Bu çocukların ülke gündemiyle uzaktan yakından alakası yok. Derdi tasası kuzişler, içmeler, kankişler. Oturup bir anayasa taslağı hazırlayalım demiyorum kimseye ama bu kadar avel olmayın kardeşim.

Uzun lafın kısası televizyonda çıkan takım elbiseli amcaların Z kuşağından beklentilerine kulak asmayın. Bu çocukların hiçbir şeyi kurtaracağı falan yok herkes kendini kurtarsın. Z kuşağına bu uzunlukta yazı çok bile. Git enes batur çatır çutur izle ne biliyim tiktok falan çek veya instagramda ‘dm sen at – ben atıyım’ diye anket yap. Z kuşakçığım lütfen yazıyı okurken sinirlenme sen de insansın tamam ama yapacak bi şey yok kişisel algılama lütfen.

not: bu yazı şaka amaçlı kaleme alınmamıştır.